Hastalık Hastası Kiralık Katil ile Ayılıp Bayılıyoruz!

Hastalik hastasi kiralık katil YKY

Juan Jacinto Muñoz Rengel‘in yazdığı Hastalık Hastası Kiralık Katil 2021 Nisan ayında Yapı Kredi Yayınları‘ndan çıkan epey ilginç ve mizah dolu bir kurmaca. Bu kitabı diğerlerinden ayıran ise, isminden de anlayacağınız gibi, katilin hastalık hastası olması. Her günü ve hatta her ânı ölme endişesi içinde yaşıyor. Tabii kitabın tek güzel ve ilginç yanı sadece bu değil; bir de kendisi gibi ottan nem kapan felsefecileri ve yazarları da araya sıkıştırarak (Poe, Proust, Voltaire, Tolstoy, Molière) son derece geniş yelpazesi olan bir kurgu sunuyor.

Juan Jacinto Muñoz Rengel‘in ülkemizde yayımlanan ilk kitabı Hastalık Hastası Kiralık Katil olsa da yazar epey üretken. Çeşitli ödüller aldığı gibi ayrıca kısa öyküler de yazmış ve bu kitabıyla eleştirmenlerden övgü toplamış. 47 yaşındaki, Felsefe doktorası bulunan İspanyol yazarın bu kitabı ayrıca İspanya’da 8 baskı yapmış.

Benim için Bay Y. sözüne kesinlikle güvenilmeyecek anlatıcılar arasında. Hatta öyle ki ben onun sanrılar gören bir insan olduğunu düşüyorum. Yoksa ne diye bu kadar başarısız olsun, değil mi? Bir de müşteri önden para ödemiş; hah!

Kitabın tanıtımı bile aslında öyküyü çok güzel özetliyor bence:

Bay Y. kiralık katil olarak aldığı son işi bitirmek zorunda… Zorunda, çünkü parasını peşin aldığı bu işi bitirmek onun için ahlaki bir zorunluluk, zira kendisi Kantçı ahlak sahibidir. Ne ki önünde aşması gereken tek bir sorun var: Bay Y.’nin sadece bir günlük ömrü kaldı…

Ya da iki.

Kitaptan kısa bir tadımlık okumak için şu bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.

Hastalık Hastası Kiralık Katil bence çok eğlenceli ve yaratıcı bir kitap. Ne var ki anlatıcının güvenilmezliği bir nebze olsun okuru sıkıyor. İnsan, ne beceriksizsin diyerek kendisini bir anda kötücül tarafta bulabiliyor. Üstelik edebiyat ve felsefe dünyasında bu tür bir hastalıktan mustarip insanları da düşünmeden edemiyorsunuz. Ben özellikle Poe’nun anlatısına bayıldım. İnsanın gözünün önüne direkt bu dünyaca ünlü gotik yazarı geliyor. Bu da kaleminin gücüne ve çevirinin güzelliğine (Selay Sarı) bir iltifat elbette.

Ancak Hastalık Hastası Kiralık Katil‘de aklıma takılan bir soru var. Beceriksiz kiralık katil, Yabancı Aksan Sendromu diye nadir görülen bir hastalıktan “çekiyor”. Ancak metinde yer verilen “Beyaz siyah şey, espikorabik.” gibi cümleler aksandan ziyade yeni bir dile kayıyor. Anlamsızlaşıyor. Bu çeviriden mi kaynaklı, yoksa yazarın eklediği absürtlüklerden biri mi tam emin değilim. Bu yüzden de (her ne kadar bu hastalığı ve güzel yazar biyografi öykülemelerini beğensem de) kitabı biraz boğucu buldum. Başlarken hissettiğim heyecanım yavaşça yerini iç sıkıntısına bıraktı. (Yabancı Aksan Sendromu (FAS), aniden farklı bir aksanla konuşmaya başlanılmasıdır. En çok kafa travması, felç veya beyindeki bir hasardan sonra görülür.)

Hastalık Hastası Kiralık Katil bana bir de tıp öğrencilerinin tecrübe ettiği “Medikal Öğrenci Hastalığı“nı anımsattı. Bu hastalıkta, öğrenciler bir hastalığı çalışırlarken kendilerinde bu semptomları görmeye başlarlar. Sorunsa bu hastalığa yakalanma korkusudur. Bu anlatıcının bu denli ölüm endişesi içinde olmasını ben bilgisinin büyüklüğüne de bağladım elbette. Evde kurduğu hastane misali koşullar da buna bir örnek. Sokakta bu adamı görsem sanırım feci korkardım.

Ölüm korkusu ve ölüm üzerine bir roman arıyorsanız Hastalık Hastası Kiralık Katil kesinlikle sizler için. Başlarda çok sıkıcı ilerlese de ortalarından sonra epey hız kazandığını da belirtmek isterim. Beni bu kitaba tanıtımı ve ismi çekmişti. Sizler eğer böyle edebiyatı, felsefeyi ve mizahı karıştıran kitaplardan hoşlanıyorsanız Hastalık Hastası Kiralık Katil kesinlikle okumanız gereken kitaplar arasında.

Share

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir